Sinüs İltihaplarında Tıbbi Tedavi

Sinüs Enfeksiyonlarında Tıbbi Tedavi Yöntemleri

Sinüslerin iltihaplanma problemlerinin kronik bir hale gelmesinde uygulanan tedavilerin başında cerrahi yöntemlerin bulunması ile birlikte koruyucu önlemler, ilaçla tedavi yöntemleri ve destek tedaviler bulunmaktadır.

1. Sinüs Enfeksiyonundan Koruyucu Önlemler

Sinüzit oluşumunu önlemek için uygulanması gereken birtakım tedbirler bulunmaktadır. Enfeksiyondan koruyucu önlemler ise sinüzit tedavisinin ilk adımı sayılmaktadır. Sinüs mukoza yapısına zararlı olan durumlar; havadaki oksijen yetersizliği, havanın kirli olması, sigara dumanına maruz kalma ve alerjen etkenlerin bulunması olarak sıralanabilmektedir. Aynı zamanda virüslere bağlı üst solunum yolu hastalıkları da sinüzit problemini açığa çıkarmaktadır. Bu nedenle hem yaşam kalitesinin yükseltilmesi hem de sinüzit oluşumuna engel olma amacı ile; yaşanılan ve çalışılan ortamın iyi havalandırılması, sigara içilen ortamda bulunulmaması gerekmektedir.

Havanın kuru olmasına bağlı olarak; sinüs salgılarının koyulaşması ve salgının sinüslerden boşaltılamaması da sinüzit riskini arttırmaktadır. Bu nedenle klima ya da havalandırma sistemleri bulunan ortamlarda nem dengesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Havanın kuru olduğu ortamlarda nem oranını arttırılmasına yönelik önemler alınması önerilmektedir. Yeterli miktarda sıvı tüketilmemesi ve su kaybı yaşanması da mukus salgısının akışkan yapısını azaltmaktadır. Bu durum enfeksiyonlara zemin hazırlamaktadır. Günlük 2 litre su alımına özen gösterilmesinin yanı sıra gün içerisinde tüketilen çay, kahve ve asitli içeceklerin böbreklerden su atılmasını arttırmaları sebebi ile ilave su alımına özen gösterilmelidir.

Burun alerjisi teşhisi konulmuş kişilerin alerjiye neden olan maddeleri tespit ederek bu maddelerden uzak durması önerilmektedir. Fazla oranda alerjen barındıran bitkilerin ve uzun tüylü halıların evden ve yaşam alanlarından uzaklaştırılması burun mukozasında oluşan şişme ile birlikte oluşan sinüzit şikayetlerinin önüne geçilmesinde yardımcı olacaktır.

Sinüs enfeksiyonu problemini sık yaşayan ve kronik sinüzit teşhisi konulan hastalarda Influenza aşısı yani grip aşısı ile birlikte birtakım bakteri aşılarının da alınması şikayetleri azaltmada etkendir.

2. Tıbbi Tedaviyi Destekleyici Uygulamalar

Bazı hastalarda tıbbi tedavi yöntemlerinin yanı sıra burun içerisinin nemli kalmasını sağlama ve biriken kabuk ve iltihaplı salgıların temizlenmesine yardımcı olan destekleyici uygulamalara ihtiyaç duyulmaktadır. Doktorun önerdiği uygun dozajda tuzlu su içeren spreyler tıbbi tedaviyi destekleyici en önemli aracılardır. Aynı zamanda enfeksiyon ve bakteri riskine karşı mikrop öldürücü özellikli ilaçlar da kullanılabilmektedir.

3. Sinüzit Tedavisine Kullanılan İlaçlar

Mukolitikler: Mukus salgısının kıvamını azaltmakta ve akışkanlığını arttırmakta olan bu ilaçlar mukus salgısını sinüslerden taşıyan silya aktivitesindeki bozulmayı ve koyu mukus üretimine bağlı oluşan mukus birikimini önlemek için kullanılmaktadır.

Dekonjestanlar: Burun içerisindeki mukozanın şişliğini azaltan dekonjestan ilaçlar burun (sprey) ve ağız yoluyla kullanılabilmektedir. Bu ilaçlar ile burun ve sinüs mukozasındaki damarların büzülmesi ve mukozanın incelmesi sonucunda sinüs ostiumlarının açılması ya da genişlemesi ve sinüs boşalması ve havalanması amaçlanmaktadır. Sprey olarak kullanılan fenilefrin, xylometazolin, oksimetazolin gibi ajanların zamanla şişliği artırıcı etkisi ve mukoza üzerindeki tahriş edici etkilerinden dolayı 4-5 günden fazla kullanılmaması önerilmektedir. Pseudoefedrin, fenilpropanolamin gibi ağız yoluyla alınan dekonjestanlar ise; kalp hastaları, yüksek tansiyon hastaları ve prostat büyümesi gibi problemler yaşamayan hastalarda 10 gün kadar kullanılabilmektedir.

Antistaminikler: Alerjik reaksiyonlara bağlı mukozada gelişen ödemi önlemek için kullanılmaktadır ancak mukus yoğunluğunu artırıcı ve sinüs boşalmasını zorlaştırıcı etkileri de bulunmaktadır. Bu nedenle alerjik kökenli sinüzitler ve bilinen alerjisi olan hastalar dışında kullanılmaları önerilmez.

Steroid içeren burun spreyleri: Kronik sinüs iltihapları ve alerjik durumlarda mukoza ödemini ve iltihaba bağlı oluşan reaksiyonları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Özellikle son dönemde geliştirilen sprey steroidlerin kan dolaşımına karışan miktarları son derece az olduğundan bebeklerde bile güvenle kullanılabilmektedir.

Hap ya da enjeksiyon şeklinde steroid kullanımı: Poliplerin bulunduğu alerjik hastalarda ve kronik sinüs iltihaplarında steroidlerin cerrahi uygulama öncesinde ağız yolu ile ya da enjeksiyon olarak kullanılması, poliplerin boyutunda küçülme ve doku reaksiyonunda azalmaya bağlı olarak cerrahiyi kolaylaştırabilmektedir. Bu tür tedavilerin yüksek tansiyon ve veya şeker hastalığı olan hastalarda ilgili branş uzmanı hastalıkları uzmanı denetiminde ve dikkatle uygulanması gerekmektedir.

Antibakteriyel ilaçlar (Antibiyotikler): Özelliği olmayan akut enfeksiyonlarda genellikle kültür alınmadan tedavi uygulanmaktadır. Toplumdaki antibiyotiklere karşı direnç durumu, hastaların ilaç doz aralıklarına uyumu, ilaçlara karşı olan aşırı duyarlılık, her antibiyotik için değişebilen yan etkiler ve ilaç etkileşimleri antibiyotik seçimini etkilemektedir. Akut sinüs iltihaplarının %60 tan fazlasına neden olan mikropların Pnömokoklar veya H. influenza olması nedeni ile akut enfeksiyonlarda bu ajanlara karşı etkili antibiyotiklerin seçilmesi uygun olacaktır. Akut sinüzitte sıklıkla tercih edilen antibiyotikler; Amoksisilin-klavulinik asit, Claritromisin, Sefuroksim, Sefprozil ve Lorakarbef olmaktadır. Penisilin, Sefaleksin, Eritromisin ve Tetrasiklin en sık etken olan mikroorganizmaların tümüne etki etmediklerinden tercih edilmemektedir. Aynı şekilde Amoksisiline karşı direnç oranının artması nedeni ile kullanımı azalmıştır. Akut enfeksiyonlarda antibiyotik kullanım süresi 10-14 gündür. Uzun yarılanma ömürlü Azitromisin ve benzeri ilaçlar daha kısa sürelerle kullanılabilmektedir.

Şikayet ve bulgularda yaklaşık 1 haftada düzelme saptanmaması halinde oksijensiz ortamda çoğalan bakterilere karşı etkili olan bir ilacın da tedaviye eklenmesi gerekmektedir. Özellikle önceden başarısız olmuş antibiyotik kullanımı hikayesi olan hastalarda verilecek antibiyotik mutlaka dirençli olduğu bilinen mikroorganizmalara etkili olacak şekilde seçilmelidir. Akut sinüs enfeksiyonları için kullanılan antibiyotikler kronik enfeksiyonlarda da kullanılabilmektedir. Özellikle kinolon grubunun yeni kuşak antibiyotikleri kronik sinüs iltihaplarının tedavisinde oldukça etkili olmalarına karşın kıkırdak gelişimi tamamlanmamış olan 12 yaşın altındaki hastalarda kullanılmaları sakıncalıdır.

Kronik sinüs iltihaplarında antibiyotik ile tedavi süresi en az 2-3 hafta sürmektedir. Bu enfeksiyonlarda antibiyotiklere karşı artmış direnç oranı, aynı anda birden fazla farklı bakteri ya da oksijensiz ortamda çoğalan mikroorganizma bulunma ihtimali ve uzun tedavi süresi göz önüne alınarak endoskopi eşliğinde burun içinden alınacak kültürlerin sonuçlarına göre ilaç seçimi tercih edilebilir. Bağışıklık sistemi yetmezliği olan ya da hastanede yatarken enfeksiyon alan hastalarda sinüs enfeksiyonlarının her tipinde kültür ve antibiyograma göre antibiyotik seçilmesi gereklidir.

Kronik sinüzit tanısı ile tedavi verilen hastalarda bilgisayarlı tomografi çekiminden önce 2-3 hafta uygun dozda antibiyotik ve kortizonlu burun spreyleri kullanılmalıdır. Belirgin şikayeti olmayan hastalarda tomografide sinüzit bulguları bulunsa bile ameliyat kararı vermeden önce hastayı takip edip şikâyetlerin kontrol altında tutulması uygun yaklaşım olacaktır. Şikayetleri düzelmeyen ya da tekrarlayan hastalarda cerrahi tedavi alternatif olarak düşünülmelidir.

Randevu için lütfen formu doldurunuz

Bizimle buradan iletişime geçerek randevu talep edebilirsiniz.

TOP